Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2022-32/66)

Nisan 21, 2022 Erkan AYDIN 0 Comments

 

 

 

Yukarıda anılan tebliğ (Tebliğ No: 2022-32/66) uyarınca, taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerindeki ödeme yükümlülüklerinin Türk Lirası olarak yapılması zorunluluğu getirilmiştir. 

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2022-32/66) ile 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’in 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik öncesi, taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündü. Yapılan değişiklikle birlikte taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerindeki ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecektir, ancak bu yükümlülükler döviz olarak değil Türk Lirası olarak ödenmek zorundadır. Dolayısıyla, menkul satışları açısından 8. Madde dövize endeksli sözleşme yapılabileceği şeklinde anlaşılmalıdır, zira artık döviz olarak ödeme mümkün değildir. 

Tebliğe ilişkin olarak T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 21.04.2022 tarihinde yayınlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar İlişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2022-32/66 Sayılı Tebliğ’e İlişkin Duyuru”sunda; 

Türkiye’de yerleşik kişilerin;

19.04.2022 tarihinden önce kendi aralarında akdetmiş oldukları menkul satış sözleşmelerinin ifası kapsamında 2022-32/66 sayılı Tebliğ’in yürürlük tarihi öncesinde dolaşıma girmiş bulunan
döviz cinsinden kıymetli evraklar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmayacağı,

19.04.2022 tarihinden önce düzenlenmiş faturalar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmayacağı,

 

Borsa İstanbul A.Ş. Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda döviz cinsinden gerçekleştirilen kıymetli maden ve kıymetli taş alım satım işlemleri ile bu işlemlerin takası kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmayacağı, 

Ayrıca;

       
Tebliğ’de geçen “menkul” ibaresinin gayrimenkul tanımına girmeyen her türlü mal ve eşyayı kapsadığı,

      
Türkiye’de yerleşik kişiler ile dışarıda yerleşik kişiler arasında akdedilmiş/akdedilecek menkul satış sözleşmelerine ilişkin ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine
getirilmesi ve kabul edilmesi zorunluluğunun bulunmadığı,
      

     Yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.04.2022 tarihi ve bu tarih sonrasında döviz cinsinden düzenlenmiş olan çek vb. ödeme araçlarının Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi
aralarında akdettikleri/akdedecekleri menkul satış sözleşmeleri konusu ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde kullanılmasının mümkün olmadığı,

       
Yapılan değişikliğin taşıt satış sözleşmelerinin mevcut durumunu değiştiren bir hüküm içermediği, 19.04.2022 tarihinde gerçekleştirilen değişiklik öncesinde olduğu gibi
değişiklik sonrasında da Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri taşıt satış sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olmadığı,

      
4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yapılan sözleşmelerin, Tebliğ’in 8’inci maddesinin on yedinci
fıkrasına tabi olduğu ve bu sözleşmelere ilişkin yükümlülüklerin 19.04.2022 tarihinde yapılan değişiklik kapsamında olmadığı,
       

      6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları
ile yabancı yatırım fonu payları da dahil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülüklerin döviz cinsinden kararlaştırılmasının Tebliğ’in 8’inci maddesinin on sekizinci fıkrası uyarınca mümkün olduğu ve bu işlemlere ilişkin yükümlülüklerin 19.04.2022 tarihinde yapılan değişiklik kapsamında olmadığı,

      
Tebliğin 8’inci maddesinin diğer fıkralarında yer alan menkul satış sözleşmeleri dışındaki sözleşmelere ilişkin ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden kabul edilmesi ve yerine
getirilmesine yönelik herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve mevcut istisnaların geçerli olduğu,

      Bakanlık tarafından kamuoyuna duyurulmuştur (İlgili Bakanlık duyurusunun tam metnine buradan  

Yukarıda anılan tebliğ (Tebliğ No: 2022-32/66) uyarınca, taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerindeki ödeme yükümlülüklerinin Türk Lirası olarak yapılması zorunluluğu getirilmiştir. 

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2022-32/66) ile 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’in 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik öncesi, taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündü. Yapılan değişiklikle birlikte taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerindeki ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecektir, ancak bu yükümlülükler döviz olarak değil Türk Lirası olarak ödenmek zorundadır. Dolayısıyla, menkul satışları açısından 8. Madde dövize endeksli sözleşme yapılabileceği şeklinde anlaşılmalıdır, zira artık döviz olarak ödeme mümkün değildir. 

Tebliğe ilişkin olarak T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 21.04.2022 tarihinde yayınlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar İlişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2022-32/66 Sayılı Tebliğ’e İlişkin Duyuru”sunda; 

Türkiye’de yerleşik kişilerin;

19.04.2022 tarihinden önce kendi aralarında akdetmiş oldukları menkul satış sözleşmelerinin ifası kapsamında 2022-32/66 sayılı Tebliğ’in yürürlük tarihi öncesinde dolaşıma girmiş bulunan
döviz cinsinden kıymetli evraklar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmayacağı,

19.04.2022 tarihinden önce düzenlenmiş faturalar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmayacağı,

 

Borsa İstanbul A.Ş. Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda döviz cinsinden gerçekleştirilen kıymetli maden ve kıymetli taş alım satım işlemleri ile bu işlemlerin takası kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartının aranmayacağı, 

Ayrıca;       

     Tebliğ’de geçen “menkul” ibaresinin gayrimenkul tanımına girmeyen her türlü mal ve eşyayı kapsadığı,     

      Türkiye’de yerleşik kişiler ile dışarıda yerleşik kişiler arasında akdedilmiş/akdedilecek menkul satış sözleşmelerine ilişkin ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine
getirilmesi ve kabul edilmesi zorunluluğunun bulunmadığı,

       
Yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.04.2022 tarihi ve bu tarih sonrasında döviz cinsinden düzenlenmiş olan çek vb. ödeme araçlarının Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi
aralarında akdettikleri/akdedecekleri menkul satış sözleşmeleri konusu ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde kullanılmasının mümkün olmadığı,

      
Yapılan değişikliğin taşıt satış sözleşmelerinin mevcut durumunu değiştiren bir hüküm içermediği, 19.04.2022 tarihinde gerçekleştirilen değişiklik öncesinde olduğu gibi
değişiklik sonrasında da Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri taşıt satış sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olmadığı,
       

     4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yapılan sözleşmelerin, Tebliğ’in 8’inci maddesinin on yedinci
fıkrasına tabi olduğu ve bu sözleşmelere ilişkin yükümlülüklerin 19.04.2022 tarihinde yapılan değişiklik kapsamında olmadığı,
      

     6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları
ile yabancı yatırım fonu payları da dahil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülüklerin döviz cinsinden kararlaştırılmasının Tebliğ’in 8’inci maddesinin on sekizinci fıkrası uyarınca mümkün olduğu ve bu işlemlere ilişkin yükümlülüklerin 19.04.2022 tarihinde yapılan değişiklik kapsamında olmadığı,

      
Tebliğin 8’inci maddesinin diğer fıkralarında yer alan menkul satış sözleşmeleri dışındaki sözleşmelere ilişkin ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden kabul edilmesi ve yerine
getirilmesine yönelik herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve mevcut istisnaların geçerli olduğu,

      Bakanlık tarafından kamuoyuna duyurulmuştur (İlgili Bakanlık duyurusunun tam metnine      buradan ulaşabilirsiniz.

     Tebliğ’den de anlaşılacağı üzere, daha önce Türkiye’de yerleşik kişiler arasındaki menkul mal satışlarına ilişkin sözleşmelerde, ödeme yükümlülüklerinin döviz olarak ya da dövize endeksli  kararlaştırılmaları engellenmiş değildir, ancak, bu tür sözleşmelerdeki ödeme yükümlülükleri döviz olarak ifa edilemeyecektir. Pratikte çok fazla etkisi olmayacağı düşünülebilecekse de özellikle sözleşme fiyatının belirlenmesi, kur farkı nedeniyle ortaya çıkabilecek ilave muhasebe işlemlerinin, aksi halde daha basit olacak sözleşme sürecini biraz daha karmaşık bir hale getirmesini beklemek şaşırtıcı olmayacaktır.